FINDIĞIN FAYDALARI

Enerji verici ve besleyicidir.

Vücutta artık madde bırakmadan protein verir ve vücudun normal çalışmasına, zayıf düşmemesine yardımcı olur.

Gelişme çağındaki çocuklara enerji verir; onları besler.

Hastalığın ardından nekahet dönemlerinde ve ayrıca bütün gün bedeni ve zihni yıpranmalarla karşı karşıya olanlara yardımcıdır.

Fındığın kolesterolün düşürülmesinde ve kalp krizi riskini azaltmada yardımcı olduğu, içerdiği yüksek kalsiyumdan ötürü kemikleri ve dişleri güçlendirmede yardımcı olduğu, insana günlük yaşamda enerji verdiği belirtilmektedir.

Beden ve zihin yorgunluğunu giderir, vücuda kuvvet verir.

Fındıkta %1-%3 oranında diyet lifi bulunur. Bağırsakta kimyasal bileşiklerin toksik etkilerinin, serum lipit düzeyi ve kan şekerinin düşürülmesinde, kalın bağırsak hastalıklarını, kabızlık ve kalp rahatsızlıklarını önlemede yardımcı olur.

Fındıkta sodyum düşük, magnezyum ve potasyum yüksek olduğundan vücutta kan basıncını düzenlemede önemli rol oynar.

İçeriğindeki demir kansızlığı, sindirim ve dolaşım sistemi bozukluklarını önlemede yardımcı olur.

Fındık, protein içerir. Fındıkta yenebilen iç kısım, meyvenin %50'sini oluşturur. İç fındığın protein içeriği çeşit, bakım şartları ve ekolojik faktörlere bağlı olarak %10-%18 arasında, sindirilebilirliği ise %73-%83 arasında değişmektedir. Fındığın protein miktarı yumurta ve tahıllardan yüksek, et ve kuru baklagillerin içerdiği miktara hemen hemen eşittir.

Fındıkta yağ miktarı bölge, iklim, toprak ve çeşidine bağlı olarak 50-73 g/100 g arasında değişmektedir. Yağların organizmada enerji sağlamalarının yanı sıra vücut ısısının korunması, dış etkenlere karşı korunma ve yağda eriyen vitaminlerin taşınması gibi önemli fonksiyonları vardır. Ayrıca yağların bileşiminde, organizmada çeşitli görev ve yararları olan yağ asitleri bulunmaktadır.

Fındık yağı bileşimi üzerine yapılan çalışmalarda, bileşimce zeytinyağına benzediği ve tüm çeşitlerde de en fazla oleik yağ asidinin bulunduğu ve bunu sırasıyla linoleik, palmitik, stearik ve linolenik yağ asitlerinin izlediği belirlenmiştir. Oleik asidin yüksek oranda bulunması yağa dayanıklılık kazandırmaktadır. Fındık yağı, yapı olarak zeytinyağına en yakın yağ olarak tanımlanır.

Fındık yağının içeriğindeki yağ asitleri ;
Fındık yağındaki yağ asitleri bileşimini %83 oleik asit oluşturmaktadır. Son yıllardaki TÜBİTAK, Yıldız Teknik Üniversitesi, 19 Mayıs Üniversitesi'nde ve Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi'nce yapılan bilimsel araştırmalarda; oleik asidin kanda kolesterolün yükselmesini önlediği, kolesterolü %26,2 oranında düşürdüğü, kan şekerini düzenlediği, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahip olduğu ve kalp hastalıklarında koruyucu Apoprotein A-1'i %28 arttırdığı ve riskli Apoprotein B'yi %7,5 azalttığı ortaya konmuştur. Ayrıca, fındık yağında %12 oranında linoleik asit vardır.

Esansiyel bir yağ asidi olan linoleik asit vücut tarafından yapılamamakta, vücudumuz bu maddeyi dışarıdan yani gıdalarla almaktadır. Organizmanın büyümesi ve sağlıklı gelişmesi için son derece gerekli olan bu asit fındık yağında bol miktarda bulunmaktadır. Dolayısıyla fındık yağı, oleik asit ve linoleik asit gibi iki önemli yağ asidini bileşiminde bulunduran ender besinlerden birisidir.

Fındık, mineral madde açısından oldukça zengin bir kaynakdır. %1-%3,4 arasında kül içermektedir. 100 g iç fındıktaki mineral madde kompozisyonu ve erişkin bir insanın günlük mineral madde ihtiyacı göz önüne alındığında insan beslenmesinde elzem olan demir, magnezyum, bakır, manganez, potasyum, fosfor, çinko ve kalsiyum rahatça karşılanabilir.

Ayrıca fındıkta bulunan tuz, normal suda bulunan miktardan daha düşüktür. Özellikle tuz bakımından düşük beslenme programlarında ve yüksek tansiyonu olan hastalarda fındık tüketiminin fazla sorun olmayacağı da görülmektedir. Fındıkta sodyumun düşük magnezyum, kalsiyum ve potasyumun yüksek olması vücutta kan basıncının düzenlenmesinde rol oynamaktadır. 100 g fındığın içindeki mineraller: 3,4 mg demir, 704 mg potasyum, 1,3 mg bakır, 209 mg kalsiyum, 2 mg sodyum, 5,1 mg manganez, 2,2 mg çinko, 16,2 mg magnezyum, 337 mg fosfor.

Fındıkta bulunan E vitamini, doğal antioksidan olduğundan, ürüne dayanıklılık sağlaması yanında beslenme açısından da büyük öneme sahiptir. Fındık yağı alfa-tokoferol bakımından da oldukça zengindir. Alfa-tokoferol insan vücudunda kas dokularının ve üreme sisteminin normal fonksiyonlarını görmeleri için elzemdir. Tokoferoller özellikle katı ve sıvı yağlarda antioksidan etki gösteren, insan sağlığı için yararlı bileşiklerdir. Yağların oksidasyonunu ve hücrenin oksijenli bileşiklerle tahribini önler. İçinde kalp damar rahatsızlıklarının da bulunduğu pek çok hastalığa karşı koruyucu etkiye sahip olan tokoferoller, insan kanında meydana gelen lipit oksidasyonunu azaltarak kalbin çalışmasını rahatlatmaktadır.

Fındık vücutta karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapan B1vitamini ve B2 vitamini için iyi, vitamin B6 için ise çok iyi kaynak olması yanında özellikle doğal antioksidan E vitamini bakımından bitkisel yağlardan sonra en iyi kaynaklardan birisidir

TÜBİTAK tarafından ülke çapında 960 okul çocuğu ile yapılan bir tarama çalışmasında çocukların %90'ının B2, %84'ünün B6 vitamini yönünden yetersiz beslendikleri gözlenmiştir. Kan yapımı ve ruhsal sağlık açısından gerekli olan B2 ve B6 vitaminleri fındıkta önemli düzeyde bulunduğundan bu besinin her gün düzenli olarak tüketilmesi ülkemiz çocuklarının beslenme sorununa pratik bir çözüm olarak düşünülebilir. 100 g fındığın içindeki vitaminler: 0,46 mg B1 Vitamini, 0,24 mg B6 Vitamini, 0,10 mg B2 Vitamini, 35,5 mg E Vitamini, 1,9 mg Niasin.

Diyet lifi (posa) ve pektinler fındıkta %1-%3 oranında bulunur. Bu bileşikler bağırsakta kimyasal bileşiklerin toksik etkilerini, kalın bağırsak hastalıklarını, kabızlığı ve kalp rahatsızlıklarını önler, serum lipit düzeyini ve kan şekerini düşürür.

Çikolatanın tarihi
19. yüzyılda başlar..
Sanset ürünlerinin
hayatınıza kattığı
kaliteyi keşfedin.

Sanset ürünlerinin
hayatınıza kattığı
sağlığı keşfedin.